Hakkımızda

Hakkımızda

Hakkımda

Ben Özge ALPARSLAN. İstanbul Kadıköy’de doğdum, orada büyüdüm. Şimdi yine aynı şehirde, başka bir semtte, ama hep aynı gökyüzünün altında hayatı anlamaya çalışıyorum. Hayatla ilk ciddi temasım, aslında kelimelerle tanıştığımda başladı. Bazen bir kitabın içinde kaybolurken buldum kendimi, bazen de boş bir kâğıdın başında. Ne zaman bir şeyleri içimde tutamasam, kaleme sarıldım. Çünkü bazı duygular sadece yazıldığında anlam buluyor, bazı düşünceler ancak kelimelere döküldüğünde hafifliyor.

On dokuz yaşımda ilk kitabımı yazdım: Ben Kimim?
İsmi bile kendiyle bir soru taşıyan, cevabını içinde arayan bir kitaptı bu. Kitap benim için bir son değil, aslında bir başlangıçtı. Yazmak uzun bir yolculuk ve ben daha ilk adımımı atmıştım. Kitabım yayınlandıktan sonra hayatımda radikal değişiklikler olmadı belki ama insanların gönderdiği mesajlar, paylaştıkları duygular, iyi dilekleri, okuduklarında hissettikleri... işte tüm bunlar bana yolumu gösterdi. Yazdıklarımın birilerine dokunabildiğini görmek, sanırım bir yazarın alabileceği en büyük ödül.

Yazmaya ne zaman başladım tam hatırlamıyorum ama lise yıllarında tiyatro eğitimi aldığım dönemlerde, sahne arkasında zihnimde başka sahneler kurmaya başlamıştım. O yıllarda yazdıklarımın aslında iç dünyamı ne kadar açtığını fark ettim. Belki de fark etmeden başladım yazmaya. Yazdıkça genişledim, derinleştim. Farklı dünyalara açılan kapılar gibiydi kelimeler. Şimdi o kapılardan geçerken yalnız olmadığımı bilmek bana güç veriyor.

Edebiyat benim için bir ifade biçimi değil sadece; bir varoluş biçimi. Sözcüklerin ne kadar güçlü, ne kadar dönüştürücü olduğunu gördükçe onlara daha da bağlandım. Her paragraf, her mısra, her cümle... içinde bir anlam, bir iz taşıyor. Kimi zaman bir huzur, kimi zaman bir çığlık. Ama mutlaka bir şey söylüyor.

Yazmak benim için nefes almak gibi. Bazen içimde öyle çok şey birikiyor ki, yazmazsam boğulacak gibi oluyorum. Yazarken özgürüm. Kâğıtlar, içimdeki fırtınaları anlayan tek dostlarım gibi. Kimi zaman yazdıklarım bana ayna tutuyor, kimi zaman hiç bilmediğim bir yanımı ortaya çıkarıyor.

İlk kitabımdan sonra yazma serüvenime ara vermedim. Sürekli yeni şeyler üretmek, farklı türlerde kalem oynatmak istiyorum. Kendimi sadece tek bir tarzla sınırlandırmak istemiyorum. Edebiyatın her köşesinde kendimden bir parça buluyorum. Bu yüzden ikinci kitabımda bambaşka bir dünyaya açılacağım, bunu okurlarım için bir sürpriz olarak saklıyorum.

Kendimi tam anlamıyla bir yazar olarak tanımlamak şu an için bana fazla iddialı geliyor. Bu yol uzun ve emek isteyen bir yol. Daha çok pişmem gerektiğini biliyorum. Ama içimde bu yolda ilerleme arzusu hiç eksilmiyor. Sürekli yenilenmek, gelişmek ve öğrenmek istiyorum. Çünkü yazmak sadece bildiklerimizi anlatmak değil, aynı zamanda öğrenmenin de en derin yollarından biri.

Geleceğe dair planlarım arasında elbette yeni kitaplar, yeni projeler ve kalemimin dokunduğu daha fazla yürek var. Ama en başta kendimi geliştirmek, daha iyi bir yazar olabilmek için çabalamak var. Eğitim hayatım boyunca da kalemimi hiç bırakmayacağım. Umarım bir gün geriye dönüp baktığımda, kelimelerimin bir iz bıraktığını görebilirim.

Ben kelimelerle varım. Onlarla büyüdüm, onlarla iyileştim, onlarla kendimi buldum.
Ve şimdi bu yolda yürümeye devam ediyorum.
Daha çok yazarak, daha çok okuyarak, daha çok hissederek...

Telefon
WhatsApp
İnstagram
Telegram